Yeryüzünde
bulunan tüm ağaçlardan kalemler olsa, denizlere yedi deniz eklenerek kullanılsa
ALLAH'ın kelimeleri tükenmez. Muhakkak ki ALLAH'ın kudreti her şeye üstün olan
Aziz’dir, her işi de hikmet ile olan, her yaptığında mutlaka bir hikmet olan
Hakim’dir. (Lokman,27)
Düşünebilmemiz için ayeti gerçekmiş
gibi hayal etmemiz gerek. Dünyadaki tüm ağaçları hayal etmeye çalışalım mesela
çünkü öyle diyor ayette. ‘Yeryüzündeki bütün ağaçlar...'
Reading Üniversitesi'nden Dr Martin Lukac yeryüzündeki ağaçların sayısı için şöyle diyor: "Daha önceki tahminler 400 milyardı. Yeni tahmine göre ise dünyada üç trilyon yetişkin ağaç bulunuyor. Bu konudaki yanılgı payı öylesine büyük ki gerçek sayı belki de bunun iki, hatta 10 katı olabilir." Eğer her yıl yaklaşık 15 milyar ağaç yok edilip 5 milyar dikildiğini de hesaba katarsak, doğal sayı fazlasıyla uçuk oluyor.
Reading Üniversitesi'nden Dr Martin Lukac yeryüzündeki ağaçların sayısı için şöyle diyor: "Daha önceki tahminler 400 milyardı. Yeni tahmine göre ise dünyada üç trilyon yetişkin ağaç bulunuyor. Bu konudaki yanılgı payı öylesine büyük ki gerçek sayı belki de bunun iki, hatta 10 katı olabilir." Eğer her yıl yaklaşık 15 milyar ağaç yok edilip 5 milyar dikildiğini de hesaba katarsak, doğal sayı fazlasıyla uçuk oluyor.
Şimdi de ortalama bir ağaçla bir kalemin
boyutunu düşünelim. Bir ağaçtan tahmini kaç kalem üretilebilir onu kendinizce
düşünün. O kalemlerin mürekkepleri de denizler olsun. Abi bi’ kalemle kaç
defter bitiriyoruz onu düşünün. Yaz yaz bitmiyor. Kaç yıl kullanıyoruz. Bazen
kolumuz falan da ağrıyor. Neyse. Peki onun içindeki mürekkep kaç gram? Kalem
kaç gram ki zaten? Kaleme 0,005 gram diyelim, hadi 0,010 gram olsun. E mürekkep
ne kadardır siz düşünün.
Bir de denizleri düşünün şimdi mürekkep
olarak. Tüm denizleri ama. Çok bilgiye boğmak istemem ama kafamızda somutlaştırabilmemizde bu bilgilerin yardımını görebiliriz. Sıradaki minik bilgimiz de denizlerin Dünya
yüzeyinin % 70'ini kaplaması. Yeryüzünde kapladıkları 1,338 milyar km³
hacimle dünya üzerindeki su varlığının % 96,5'ini oluşturmaktaymış.
Şimdi düşünelim ki kalemlerimizle deniz kenarına gittik ve mürekkep bittikçe denizlerden doldurarak bir kitap yazıyoruz. Yeryüzündeki tüm denizler şayet biterse 7 katı daha yolda ona göre. Yine küçük bi' bilgi: 7 Arapçada her zaman bildiğimiz 7 değil ‘çok fazla’ anlamında da kullanılabiliyormuş. Bunların hepsi olsa, Rabbimizin kelimeleri yine tükenmez. Bunu düşünün. Sonra ayetimizi tekrar okuyun. O sonda söylediği Aziz sıfatını daha içten hissedebiliriz belki bu sayede Allah’ın izniyle.
Şimdi düşünelim ki kalemlerimizle deniz kenarına gittik ve mürekkep bittikçe denizlerden doldurarak bir kitap yazıyoruz. Yeryüzündeki tüm denizler şayet biterse 7 katı daha yolda ona göre. Yine küçük bi' bilgi: 7 Arapçada her zaman bildiğimiz 7 değil ‘çok fazla’ anlamında da kullanılabiliyormuş. Bunların hepsi olsa, Rabbimizin kelimeleri yine tükenmez. Bunu düşünün. Sonra ayetimizi tekrar okuyun. O sonda söylediği Aziz sıfatını daha içten hissedebiliriz belki bu sayede Allah’ın izniyle.
Allah kelimelerinin tükenmediğini bu örneği
kullanmadan da söyleyebilirdi. Ama bu örneği verdi ki düşünebilelim. Bu örneği
vermesinde bir hikmet olduğunu düşünmek de yine ayetin sonundaki Hakim sıfatını
doğrular nitelikte.
Ayrıca çıkarılacak bir ders de şu ki,
bildiğimiz gibi Kuran Allah’ımızın kelimeleridir. Eğer O’nun kelimeleri
tükenmiyorsa, ‘Ya ben Kuran’ı okudum bitirdim ama pek bi' şey anlayamadım.’
cümlesindeki yanlışlığı çok güzel görürüz veya ‘Ya Kuran’ı neden tekrar tekrar
okuyorsun ki ben bir kere okudum yeter işte anladım.’ Cümlesindeki büyük
yanılgıyı da fark edebiliriz. Çünkü Kuran bitmiyor, bit-mi-yor. Ne zaman
bitirdiğinizi düşünürseniz o zaman zaten Kuran’ı hiç anlamayamışsınız demektir.
Hatırlatma olan kitap hiç bitirilir mi? Her an her saniye sana öğreteceği,
hissettireceği şeyler vardır. Yaşayacağın ayetler vardır içinde.
Ayrıca Allah’ın ayetleri görmek Kuran ile de sınırlı kalmaz ki. Dış dünyamızda
da kendi içimizde de görebilir, duyabilir, hissedebilir okuyabiliriz... Fussilet Suresi 53. ayette dendiği
gibi:
Onlara
ayetlerimizi ufuklarda ve öz benliklerinin içinde göstereceğiz. Ta ki, onun hak
olduğu kendilerine ayan beyan belli olsun. Kendisinin her şey üzerinde bir
tanık oluşu, senin Rabbine yetmez mi? (Fussilet,53)
Biz aslında işte tüm bunları okumayı seçen,
amaçlayanlarız. Müslümanlar ‘Oku!’ emriyle kainatı okumayı amaçlayanlar değil
midir? Bu amaçla çabalayanlar değil mi?
‘Oku!’
ile başlayan kitabın içindeki ayetleri bilmediği bir dilde ezberleyenlerin
doğrularına göre yaşanan bu toplumda çoğunluğu değil Kuran’ı hakikat kabul eden
yiğitlerden olabilmeyi ayrıca O’nun yüceliğini her gördüğümüz ağaçta, denizde
ve her yazı yazarken hissedebilmeyi bize nasip etsin, armağan etsin Rabbimiz.
İlmimizi artırsın, hatalarımızı bağışlasın.
Kuvvet Yalnızca Allah’tan.
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil